EVİM TASARRUF ŞİRKETLERİNE YÖNELİK ORGANİZASYON BEDELİNİN İADESİ VE TAZMİNAT İSTEMİ


Ülkemizin önemli bir kesimi dini ve manevi hassas değerlerinden dolayı bilhassa faizsiz olması nedeniyle ev, arsa ve araba sahibi olmak için tasarruf şirketlerini tercih etmektedirler.  Bu saikle tasarruf şirketlerine üyelik başvurusu yaparak organizasyona kayıt olmaktadırlar.

            Üyelerin bir kısmı hayallerindeki hedeflerine kavuşmakta, bir kısmı ise gerek kendisinden kaynaklı gerekse tasarruf şirketinden kaynaklı olarak hayallerini gerçekleştirememektedirler.

 Kimi zaman bazı tasarruf şirketleri belli bir garanti  ve taahhüt vermesine rağmen çeşitli bahanelerle yükümlülüklerini yerine getirmediklerini; gerek yakın çevremizden gerekse sosyal medya üzerinden öğrenmekteyiz. Bu durum karşısında söz konusu şirketlerin hem güvenirliliği sorgulanmakta hem de mağdur olanların hak arayışına giriştikleri gözlemlenmektedir.

            Tüm bu durumlar karşısında bir çok danışanımız, biz hukukçulara danışmakta ve hukuki destek talep edilmektedir. Bu durum karşısında kayıtsız kalmayan avukat meslektaşlarımız tarafından hukuki destek verilmekle birlikte gerekli hukuki süreç başlatılmaktadır.

             Asri Hukuk Bürosu olarak özellikle Karaman ve Konya illeri olmak üzere tüm Türkiye’de  değerli müvekkillerimize gerek sözlü ve yazılı danışma, gerekse dava yoluyla hukuki destek sağlanmaktadır. Bu hususta özellikle tavsiyemiz -sürecin en başından, -kayıt başvurusu yapılmadan önce dahil- olmak üzere tüm süreçte alanında uzman tecrübeli bir avukat meslektaşımız ile sürecin yürütülmesi hem süre açısından hem de davanın olumlu neticelenmesi açısından önem arz etmektedir.

         Sağladıkları hizmet karşılığında bahse konu tasarruf şirketleri tarafından “organizasyon bedeli”, “organizasyon ücreti”, “hizmet bedeli” ve “çalışma bedeli”  şeklinde bir takım ücretler talep edilmektedir. Şirketin haksız, üyenin haklı olduğu zamanlarda dahi bu bedeller çeşitli gerekçelerle üyelere iade edilmemektedir. Bu da mağduriyet ve hak kayıplarına neden olmaktadır.

 Müşteri ile Tasarruf Şirketi Arasındaki Sözleşme

 Taraflar arasında akdolunan sözleşme 6502 sayılı Yasa‘nın 40. ve devamı maddelerinde düzenlenen ön ödemeli konut satış sözleşmesi değildir. TBK‘nın 393. ve devamı maddelerinde düzenlenen hizmet sözleşmesi olarak da nitelendirilemez. Bu sözleşme ile davalı, konut sahibi olmak isteyen kişileri bir araya getirerek, ödenen taksit tutarına göre her ay organizasyona katılan bir kişinin konut sahibi olmasını sağlayacak parayı organizasyona katılan diğer grup üyelerinden toplamakta, buna karşılık organizasyona katılan kişilerden, organizasyon ücreti olarak belirlediği ücreti peşin olarak almaktadır.  Bu yönüyle söz konusu şirketler ile yapılan bu tür sözleşmelerin kanunda açık bir ismi bulunmamakta olup, bu şekli ile taraflar arasında düzenlenen sözleşme, kendine özgü nitelikler taşıyan (nev-i şahsına münhasır) bir sözleşmedir.   Bu bakımdan taraflar arasındaki sözleşme ön ödemeli konut satış sözleşmesi ile karıştırılmamalıdır.

 Müşterinin 14 gün içerisinde cayma hakkı bulunmaktadır. Bu yasal süre içerisinde müşterinin cayması halinde organizasyon bedeli dahil (6136 sayılı kanun gereği) ödenen tüm bedellerin müşteriye iade edilmesi gerekmektedir. Aksi halde şirketin hukuki sorumluluğu doğmaktadır. Bu durumda müşterinin icra takibi ve dava açma hakkı  saklıdır. Ayrıca, sözleşmeden  on dört gün içerisinde cayılması için müşterinin gerekçe göstermesine ya da cezai şart ödemesine de gerek yoktur. Organizasyon ücretinin iade edilmesi gereken süre ise cayma kararının şirkete bildirilmesinden itibaren on dört gündür.

  Müşterinin, tasarruf şirketiyle yapmış olduğu sözleşmeyi fesih hakkı da bulunmaktadır. Müşteki, tasarruf dönemi bitimine kadar sözleşmeyi feshedebilir. Müşterinin sözleşmeyi  tek taraflı olarak  feshetmesi halinde, müşterinin yapmış olduğu tüm bedeller tasarruf şirketi tarafından müşteriye iade edilmelidir. Müşterinin ödemiş olduğu ücretler talep tarihinden itibaren en fazla altı ay içinde iade edilmelidir.  Aksi halde şirket aleyhine icra takibi başlatılabilecek, gerekmesi halinde dava yoluna da gidilebilecektir.

 İlgili mevzuat, normal şartlarda tasarruf finansman sözleşmesinin şirket tarafından tek taraflı olarak feshine imkan tanımamıştır. Fakat,  müşteri tarafından sözleşme kapsamındaki yükümlülükler yerine getirilmemesi halinde şirket, sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir. Dolayısıyla, tasarruf finansman sözleşmesinin tasarruf şirketi tarafından tek taraflı olarak feshedebilmesi için müşterinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi gerekmektedir. Dolayısıyla yaşanan bir takım sorunlar nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi halinde, tasarruf şirketi tüm bedeli müşteriye ödemek zorundadır. Aksi halde müşterinin icra takibi ve dava açma hakkı bulunmaktadır.

 Tasarruf finansman sözleşmesinin tahsisattan önce sona ermesi halinde tasarrufun geri alınması hakkı hiçbir suretle sınırlandırılamaz. Ancak tasarruf finansman sözleşmelerine, sözleşmeden cayılması durumunda organizasyon bedelinin iade edilmeyeceğine ilişkin bir takım kayıtlar da konulmaktadır. Şirketlerce matbu şekilde düzenlenen sözleşmelere konulan bu şartlar 14 gün içinde cayma halinde organizasyon ücretinin iade edileceğine ilişkin hakkı ortadan kaldırmaya yönelik olup, tasarruf finansman sözleşmelerinde yer alan bu matbu kayıtlar haksız şart olup, bir geçerliliği bulunmamaktadır. Müşteriler ile görüşülmeden önce tek taraflı hazırlanan toplu matbu sözleşme metinlerinde geçen ve organizasyon bedelinin iade edilmeyeceğine dair hüküm içeren şartlar geçersiz olup, müşteri aleyhine kullanılamaz. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununda da bu husus düzenlenmiştir.

 Yukarıdaki paragrafta organizasyon bedelinin müşteriye iadesi 14 günlük olan cayma süresi için geçerlidir. Örneğin, organizasyona dahil olduktan birkaç ay sonra caymanız veya tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmeniz halinde organizasyon bedeli müşteriye iade edilmeyecek, yalnızca müşteri tarafından ödenen diğer tüm ücretler müşteriye iade edilecektir. Bu durumda dava açılması halinde dahi davanın reddi ile karşı karşıya kalınacaktır.

             TASARRUF ŞİRKETİ ALEYHİNE TAZMİNAT DAVASI

 Tasarruf şirketi yükümlülüklerini yerine getirmediği -örneğin, süresi geldiği halde müşteriye gerekli ödemenin ve teslimatın yapılmaması veya edimin yerine getirilmemesi- takdirde şirket temerrüde düşmüş olacaktır. Bu durumda, şirket tarafından organizasyon bedeli dahil tüm ödemelerin  müşteriye iade edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, mağdur olan ve hak kaybına uğrayan müşteriye, uğramış olduğu zararların giderilmesi amacıyla şirket aleyhine MADDİ TAZMİNAT davası da açabilme hakkı verilmiştir.  Bahsedilen tazminat tutarı alanında uzman bilirkişi tarafından hesaplanmak suretiyle hakim tarafından hükmedilmektedir.  

 Fesih bildirimine, cayma hakkına ve tazminat istemine ilişkin yapılacak tüm ihtar ve bildirimlerin usulüne uygun şekilde yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla, yukarıda bahsedilen tüm hususlar deryadan birer damla olup, oldukça ayrıntılı ve teknik bir konu olduğundan alanında uzman bir avukat ile sürecin takip edilmesi gerekmektedir.

 

                                                                                                                                                                                                                                             Saygılarımla; 

                                                                                                                                                                                                                                  Av. Abdulmenaf KAZANLI